EFRA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, iş hukuku alanında işe iade davaları, kıdem ve ihbar tazminatı, işçilik alacakları, iş kazaları, fazla mesai alacakları ve iş sözleşmeleri konusunda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
İş hukuku, işçi ve işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen, çalışma hayatında ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünü amaçlayan önemli bir hukuk dalıdır. İş sözleşmelerinin hazırlanması, işçi haklarının korunması ve işveren yükümlülüklerinin yerine getirilmesi süreçlerinde hukuki destek büyük önem taşımaktadır.
EFRA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak iş hukuku alanında hem çalışanlara hem de işverenlere kapsamlı hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayız. İşe iade davaları, kıdem ve ihbar tazminatı talepleri, ücret ve fazla mesai alacakları, yıllık izin alacakları, iş kazaları, meslek hastalıkları ve iş sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sağlamaktayız.
Ayrıca işverenlere yönelik iş sözleşmelerinin hazırlanması, personel süreçlerinin mevzuata uygun yürütülmesi ve iş hukuku kaynaklı risklerin önlenmesine yönelik danışmanlık hizmetleri sunmaktayız. EFRA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Erzurum başta olmak üzere Türkiye genelinde iş hukuku alanında hizmet vermektedir.
EFRA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, iş hukuku alanında işçi ve işveren uyuşmazlıkları, işe iade davaları, kıdem ve ihbar tazminatları, işçilik alacakları, iş kazaları ve iş sözleşmeleri konusunda profesyonel hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır. Erzurum başta olmak üzere Türkiye genelinde müvekkillerine etkin ve çözüm odaklı hukuki destek sağlamaktadır.
İş Kanunu’nun 2.maddesine göre iş hukuğunun temel kavramları; işçi, işveren, işveren vekili ve alt işveren, işyeri kavramlarıdır.
İşçi;
İş hukukunun önemli bir konusu, kimlerin işçi olarak kabul edileceğidir. İşçi, genellikle bir iş sözleşmesi ile bağlı olan gerçek kişilerdir. İşçi, iş sözleşmesi kapsamında işverenin emirlerine uygun olarak çalışmayı kabul ederken, işveren de karşılığında belirli bir ücret ödemeyi taahhüt eder. Önemli olan, iş sözleşmesi çerçevesinde çalışmaktır. Ücretli olarak herhangi bir işte çalışan kişilere işçi denir. Ücretsiz çalışanlar işçi lehine olarak kabul edilmezler. Ücretin, işveren tarafından ödenmesi zorunlu değildir, üçüncü kişiler tarafından da ödenebilir. Ancak ücret, işçinin yaptığı işin karşılığı olarak ödenmelidir. İş yerinin niteliği de önemli değildir. İşçi, işverenin oluşturduğu organizasyon içinde çalışır ve onun direktiflerine uyar. İş yerinin, işverene ait olup olmaması fark etmez. İşçiler gerçek kişilerdir ve şirketler, dernekler veya vakıflar gibi tüzel kişiler işçi statüsünde olamazlar. İşçi statüsünü kazanıp kazanmamak, davanızın sonucunu belirleyen en önemli faktördür.
Stajyer;
Öğrencilerin mesleki bilgi, beceri, tutum ve davranışlarını geliştirmeleri amacıyla yapılan mesleki çalışmalar staj olarak adlandırılır. Staj, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullar veya Yükseköğretim Kurumları tarafından belirlenen teorik ve uygulamalı dersler dışında gerçekleştirilir. Stajyerler, işverenin yanında çalışarak mevcut işi öğrenir ve bu alanda kendilerini geliştirirler. Ancak stajyerler, işçi veya çırak statüsünde değildir. Çıraklardan farklı olarak, stajyerlerin mesleki bilgi seviyesi bulunmaktadır.
Çırak;
Mesleki Eğitim Kanunu, çırak statüsüne yer vermektedir. Kanunun üçüncü maddesi uyarınca çıraklar, bir mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını, çıraklık sözleşmesi ile öğrenerek geliştirirler. Çıraklık sistemi, bir meslek veya sanatın öğrenilerek geliştirilmesiyle, bu alanda iş gücü ihtiyacının karşılanmasını amaçlar. Genel olarak çırakların fiziksel ve sağlık durumu, çıraklık yapmaya engel teşkil etmemelidir. En az ortaokul veya imam hatip okulu mezunu olmak da aranan bir diğer kriterdir. Eğer çırak reşit değilse, çıraklık sözleşmesi velisiyle yapılmalıdır.
İşveren;
Bir kişi veya kurum, çalışan bir insana iş sağlayan ve işçi çalıştıran kişi olarak işveren olarak adlandırılır. İşveren, bir kişi veya tüzel kişilik olarak olabilir ve hizmet sözleşmesi yoluyla bir kişiyi ücret karşılığında çalıştırır. Bu durumda, işverenin bir başkasının işyerinde çalıştırdığı işçi de işveren olarak kabul edilir. İster özel sektörde ister kamu sektöründe olsun, dernekler, vakıflar, şirketler, belediyeler ve sendikalar da işçi çalıştırarak işveren konumuna girerler.
İşveren, işletmeyi yöneten kişi olarak kabul edilir ve işçi üzerinde bazı yetkileri vardır. Bu yetkiler arasında kural koyabilme, direktif verme, işyerini yönetme ve iş koşullarını düzenleme bulunur. İşverenin ceza verme yetkisi de bulunmaktadır, ancak bu yetkinin kötüye kullanılmaması ve hukukun sınırları dahilinde kalması gerekmektedir. İşçinin performansı ve disiplini ile ilgili olarak, işveren uyarma, konumunu değiştirme veya sözleşmeyi sonlandırma gibi tedbirler alabilir. Aynı zamanda, bir işçinin birden fazla işvereni de olabilir. İş hukuku konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenler, iş hukuku avukatlarından yardım alabilirler.
Alt İşveren;
İşverenin kendi çalışanlarını farklı bir işyerinde görevlendirmesi durumunda, alt işverenlik veya taşeronluk kavramları gündeme gelebilir. Alt işverenler, kendi çalışanlarını başka işyerlerinde çalıştıran ve aracılık yapan kişilerdir. Ancak iş ve işyeri yönetiminde söz sahibi olmazlar. Alt işverenin çalışanları, asıl işverenin işyerinde görev alırlar. İşveren ve alt işveren, çalışanlar için birlikte sorumluluk taşırlar ve olası bir durumda, çalışanlar hem işverene hem de alt işverene başvurabilirler.
İşveren Vekili;
İşveren bazen işletmedeki tüm işleri tek başına yönetmekte zorlanabilir. Bu gibi durumlarda işveren için vekil tayin edilmesi gerekebilir. Hukuki sorunlar veya sağlık problemleri gibi nedenlerden ötürü işverenin vekil tayin etmesi de söz konusu olabilir. İşveren vekili, genellikle işverenin menfaatlerini koruyan bir kişidir. Özellikle işverenin bir tüzel kişi olduğu durumlarda, iş yeri müdürleri işveren hesabına hareket eden işveren vekilleri olarak görev yapabilirler. İşveren vekili ve işveren arasında vekalet sözleşmesi olması zorunlu değildir. Hizmet sözleşmesi varlığı yeterlidir. Bir kişi hem işçi hem de işveren vekili olarak aynı anda görev yapabilir. Ancak burada önemli olan nokta, işveren vekilinin iş ve işyeri yönetiminde mutlaka görev almasıdır.
İşyeri ve İşletme;
İşin gerçekleştirildiği yer genellikle işyeridir ve işçiler de prensip olarak işlerini bu yerde yaparlar. İşyeri, çalışanlar, iş araçları, binalar ve örgütlenme gibi unsurlardan oluşur. İşyerinin teknik amaçları da, örneğin üretim ya da satış olarak söyleniliriz.
İşletme ise farklı kavramdır ve bir veya birden çok işyerini içerebilir. İşletmenin unsurları arasında personel, en üst organ olan işletme yöneticisi ve faaliyetin sürekli ve bağımsız olması yer alır.
İş hukuku, işverenlerle çalışan işçiler arasındaki iş sözleşmesi kısmına dayalı olarak çalışma şartlarını düzenleyen ve çalışma ortamına ilişkin hakları ve sorumlulukları yasal olarak garanti altına alan bir yasama alanıdır. İş Kanunu, faaliyet alanına bakılmaksızın işverenler, işçiler ve işveren vekillerine uygulanır ve tüm iş yerlerinde geçerlidir.
İş hukuku, bireysel iş tüzesi ve toplu iş hukuku olmak üzere iki ana dalı içermektedir. Bireysel iş hukuku, işveren ve işçi arasındaki iş ilişkilerini ve bu ilişkiye devlet müdahalesini düzenleyerek iş tüzesinin temelini oluşturur. Diğer yandan, toplu iş hukuku genellikle sendika tüzesi olarak bilinir ve toplu iş sözleşmelerinin yapılması ile barışçıl veya mücadeleci yollarla sorunların çözümlenmesi için uygulanır.
İş kanunu kapsamında; Çalışanlar iki ayrı grupta incelenebilir: bağımlı çalışanlar ve bağımsız çalışanlar. Bağımlı çalışanlar, işçi ve memurları içermektedir. Bağımsız çalışanlar ise serbest meslek sahipleri, esnaf ve zanaatkârlardan oluşmaktadır. Ancak iş hukuku yalnızca işçi ve işveren arasındaki çalışma ilişkilerini düzenlemektedir.
Ancak iş hukukun kapsamı dışında kalan konularda vardır. İş Kanunu’nun dördüncü maddesi, belirli işlerde kanun hükümlerinin uygulanmayacağını açıklar. Bu işler şunlardır:
iş hukuku, iş hukuku avukatı, erzurum iş hukuku avukatı, işçi avukatı, işveren avukatı, işe iade davası, kıdem tazminatı avukatı, ihbar tazminatı davası, işçilik alacakları, fazla mesai alacağı, ücret alacağı davası, yıllık izin alacağı, iş kazası avukatı, meslek hastalığı davası, iş sözleşmesi danışmanlığı, sgk uyuşmazlıkları, iş mahkemesi avukatı, işçi hakları avukatı, işveren danışmanlığı, erzurum avukat