EFRA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, sağlık hukuku alanında malpraktis davaları, doktor hataları, hasta hakları ihlalleri, yanlış tedavi kaynaklı zararlar ve sağlık kuruluşlarından doğan uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sağlık hukuku, hasta, hekim, hastane ve diğer sağlık kuruluşları arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen özel bir hukuk alanıdır. Sağlık hizmetlerinin sunulması sırasında meydana gelen hatalar, hasta hakları ihlalleri ve tıbbi uygulamalardan kaynaklanan zararlar ciddi hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.
EFRA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak sağlık hukuku alanında müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takip hizmetleri sunmaktayız. Tıbbi malpraktis (hekim hatası) davaları, yanlış teşhis ve tedavi nedeniyle açılan tazminat davaları, hasta hakları ihlalleri, ameliyat hataları, sağlık kuruluşlarının sorumluluğu ve sağlık hizmetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sağlamaktayız.
Her olayın kendine özgü koşullarını detaylı şekilde değerlendirerek müvekkillerimizin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi, hak kayıplarının önlenmesi ve adaletin sağlanması amacıyla etkin hukuki çözümler üretmekteyiz. EFRA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Erzurum başta olmak üzere Türkiye genelinde sağlık hukuku alanında hizmet vermektedir.
EFRA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, sağlık hukuku alanında malpraktis davaları, doktor ve hastane hataları, hasta hakları ihlalleri, yanlış tedavi nedeniyle açılan tazminat davaları ve sağlık kuruluşlarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır. Erzurum başta olmak üzere Türkiye genelinde müvekkillerine etkin ve çözüm odaklı hukuki destek sağlamaktadır.
Sağlık Hukuku’nun incelediği temel konular, hasta hakları, hekim yükümlülükleri, tıbbi malpraktis davaları alanında yoğunlaşmaktadır. Sağlık hukuku uzmanlık gerektiren bir alan olup akademik eğitim alarak bu alanda uzmanlaşan malpraktis avukatı müvekkillerinin haklarını korumaktadır.
Mağdur olan hastanın menfaatlerinin korunması, hastanın her an ulaşabileceği mercilerin olmasına bağlıdır. Ancak hasta haklarına dikkat edilirken sağlık çalışanının da meslek risklerinden ötürü her an şikayet altında olmaması gerekir. Hekimin ruhsal sağlığı ve görevini yapabilecek motivasyonunun kalması için bu gereklidir. Aksi durumda hekim hasta sağlığından önce kendini hukuksal ve cezai olarak korumayı düşünerek defansif tıp uygulamalarına yönelecektir. Bu durum istenmeyen ve hem hekime hem hastaya hem de ülke ekonomisine büyük zarar veren bir durumdur.
Sağlık; bedensel ve ruhsal olarak tam bir iyilik halidir. Bu anlamda kişinin yalnızca fiziksel rahatsızlığı değil ruhsal iyiliği de sağlık kavramının tanımı içerisindedir. İnsan hakları Evrensel Beyannamesi’ ne göre; her ferdin sağlıklı yaşama ve hem kendisinin hem de ailesinin bakımını ve tıbbi gereksinimlerini temin edebilecek uygun bir hayat seviyesine erişme hakkı vardır. (Madde 25) Anayasamızda geçen halinde ise sağlık hukukuna ait genel bir çerçeve çizilmiştir.
MADDE 17: Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.
sağlık hukuku, sağlık hukuku avukatı, erzurum sağlık hukuku avukatı, malpraktis davası, doktor hatası davası, hekim hatası, tıbbi hata avukatı, hasta hakları avukatı, yanlış tedavi davası, ameliyat hatası davası, hastane sorumluluğu, sağlık hukuku danışmanlığı, tazminat davası, manevi tazminat, maddi tazminat, sağlık kuruluşu davaları, özel hastane davaları, kamu hastanesi davaları, sağlık avukatı, erzurum avukat